Neslihan Çelik Alkoçlar (
n.alkoclar@gercekmedya.com.tr )
Şimdide sözleşmeyle sattılar çocuğu
Eklenme Tarihi : 03 Şubat 2012Ben Aile ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Bakanımız Fatma Şahin’i ve yaptıklarını beğeniyle izleyenlerdenim. Bakanlığın adından kadının kaldırılmasından mutlu olmasam da bunun ileride düzeleceğini düşünüyorum.
Birinci önceliğim pozitif ayrımcılığın taraflarına gösterilmesi gereken ayrıcalık.
Ve ülkemdeki bu eksikliğin giderilmesinin her geçen gün alenen zorlaşmasının ruhumda yarattığı tahribata şahidim.
Neden derseniz, kimi okuyucularımın, kadın erkek fark etmez kadına şiddetin engellenmesine dair yaptığım çalışmaları fazla bulduğunu biliyorum.
Daha doğrusu açıkça kadına şiddetin bu kadar da fazla olmadığını söyleyenleri, bu kadar öne çıkarılmaması gerektiğini düşünenleri kendi kulaklarımla defalarca duydum.
Ancak ben Bursalı kadın hukukçularla yaptığım programlarla da her gün yeni bilgi, gelişme ve vakaları öğreniyorum ki, durum ya da konu, bizim konuştuğumuz hatta sandığımızın bile onlarca kat üstünde.
Oysa vatandaş duyarlılığı belirgin bir şekilde yerlerde.
Görün işte.
Karısını, kızını, sevgilisini, kardeşini satanı çok duyduk. Nefret ettik, yargıladık.
Ama bunu üzerine resmini yapıştırıp, bedelini yazıp, üstüne üstlük 12 yaşındaki, kızının da ( düşünceli davranarak) rızasını, imzasını da alarak yapmış ahlaksız bir baba ya da bu kadar büyük bir utanç örneği daha görmedik.
Ülkemde artan utanç kaynaklarına bir yenisi eklendi.
Ne diyecek şimdi adamlar, taraflar?
Siz medya olarak çok üstüne gittiniz, gidiyorsunuz, ortaya çıktı, söylemeseydiniz mi diyecekler?
Ne diyecekler?
Gündemde çok kaldı, başkalarına örnek oldu diye yine bizi mi suçlayacaklar?
Yani bunca kötü bir şey ortaya çıktı, nefret ettik hatta bir türlü dışlayamadık toplumdan diye ağıt mı yakalım?
Sırt mı sıvazlayalım?
Feryat ediyoruz olmuyor
Bağırıyoruz, çığlık atıyoruz olmuyor.
Babasına güvenemeyecekse kız çocuğu kime güvenecek soruyorum, kadına şiddet yoktur diyenlere?
Kocasına güvenmeyecekse kadın kime güvenecek?
Bağırtmadı diye tecavüzü reddeden hukuk, kadın bağırdığında daha mı çok ciddiye alıyor?
Üstüne üstlük kadın şiddeti hak ediyor diyenler, beş bin lira için kızını sözleşmeyle babası yaşındaki başka bir adama satan babaya hangi cezayı uygun görürler acaba, kırk katır mı kırk satır mı?
Bazen sırf böyle örneklerde ibretlik olsun diye o eski masallardaki kadıların, padişahların verdiği cezalar geri gelsin istiyorum.
Bakın farkındaysanız masallardaki, dedim
Bilerek
Çünkü gerçek suçlular ve masumlar ancak masallarda hak ettiğini bulabiliyordu.
Şimdiki hukuku kenara koyun, dizilerde bile yalancılar, katiller, alenen kötüler haklı ve mutlu her nedense
Konuyu saptırmayayım ama benim kimyam fena halde bozuldu, okulda yazdığı kötü bir anınızı anlatın diyen mektuptan sonra babasının kendisini para karşılığı sözleşmeyle sattığını anlatan kız çocuğunun dramıyla.
Kolay kabul edilecek, sindirilecek bir durum değil bence.
Şimdi siz o babaya, satın alan adama, ömür boyu en ağır cezayı verin, hadım edin, hatta öldürün. Neye yarar?
Kız çocuğunun yaşadıkları zihninden gidecek mi?
O kızı çocuğu bundan sonra iyi bir vatandaş olabilecek mi?
Diyelim olmazsa hesabı sorulabilecek mi?
Ya da karartılan bir hayat için de bir yasa eklenebilecek mi?
Yok
Biz sürekli birilerinin bir anlık zevki, fikri, hissi için, feda ediyoruz kadınlarımızı çocuklarımızı?
Ve alamadık onları devletin güvencesine, koruyamadık hukukun üstünlüğüyle ve tanıştıramadık ailenin sıcaklığıyla.
Biz ancak yanlış yapmakla meşgulüz çünkü
Düzeltmekle değil.