Neslihan Çelik Alkoçlar (
n.alkoclar@gercekmedya.com.tr )
İl Öğrenci Meclisi Başkanı’nın hedefi Türkiye…
Eklenme Tarihi : 08 Şubat 2012Dün akşam Bursa Öğrenci Meclisi Başkanı Berkuncan Topaler’i konuk ettim NesliYaşam’da. Henüz 18 yaşında ama hedeflerini şimdiden koyarak, bu yolda üstelik de hızlı adımlarla yürüyen genç bir kardeşimiz Berkuncan.
Ve işin aslı aynı yayın sonunda tebrik ettiğim gibi sohbet etmekten ve karşımda çok daha büyük ifadelerle konuşan bir genci görmekten duyduğum memnuniyetin de altını çizeyim.
Gençleri en çok sınavlarda hatırlıyoruz zira. Her konuda onları düşünmeden ama düşünüyormuş gibi yaparak çoğu zaman hatalı kararlar alıp, uygulamadaki sorunları onlarda test ettikten sonra ayırıyoruz doğru ile yanlışı. Onlar üzerinde denemekten, onları alenen denek olarak kullanmaktan ısrarla vazgeçmiyoruz. Ailelerin çocukları üzerinde yarattığı etkinin sonuçlarını olumlu olumsuz değerlendirmeden yükleniyoruz genellikle gençlere, psikolojik olarak verdiklerimiz kadar aldıklarımızı da sorgulamadan.
İşin aslı genç olmanın zor olduğu bir ülkede, ilk bakışta yargılıyoruz gençliği. Yaftayı öyle çabuk yapıştırıp, üzerine öyle hızlı genelliyoruz ki, sebep sonuç ilişkisini kurmadan, taraflara objektif davranmaya gerek bile görmeden konuşuyoruz. Dün objektif davranmak adına davet ettim Berkuncan’ı. 550 bin öğrenci adına temsil ettiği kurumun ağırlığını da sorumluluğunu da taşıyan, şimdiden tüm bunların farkına fena halde varmış bir genç buldum karşımda.
Zira dedim ya biz onlardaki iyi özellikleri, olanları değil, olmayanları görmeyi seviyoruz. Başarılı olmalarından gurur duyuyoruz belki ama başarısız oldukları alanları yüzlerine vurmayı, arkadaşlarıyla kıyaslamayı ne de çok seviyoruz. Onları başarısızlıklarıyla baş başa bırakmayı.
Ben dün gençlere destek olmanın, onların başarılarıyla gurur duymanın hazzını yaşadım Bursa TV ekranlarında. Geleceğe güvenle bakan ve bu ülkeyi emanet edeceğimiz nesilleri şöyle bir inceledim kendi penceremden, kendi gözlüğümle.
Açıkçası hedef çok büyük.
Gençlerin de öyle. Ama onlara söz vermeyerek, seslerini duymayarak, onlardan sadece başarı bekleyerek yapamayız bunu. Onların duyarlı olmalarını istiyorsak önce biz onlara karşı duyarlı olmalıyız. Onların görüşünü almayı ihmal etmemeli ve aldığımız görüşe verdiğimiz değeri de ortaya koymalıyız.
Başarı birlikte olmak.
Başarı tarafların bir araya gelerek aldığı karar ve yaptığı eylemde yatar.
Ülkemde gençlerin pek çok sorunu var. Eğitimden işsizliğe, sağlıktan güvenceye kadar çok sorun. Ve sorunları önce görmeden, göz ardı ederek ve bu sorunları yaşayanlarla yüzleşmeden çözmemiz mümkün değil. Oysa etrafımız pırıl pırıl gençlerle dolu. Onların farkına varmamız bile, gençlik sorunlarına bir adım daha yaklaşmamız demektir. Öyle değil mi?
Örneğin İl Öğrenci Meclisi’nin yaptığı öyle güzel aktiviteler var ki, ben bırakın toplumu, gençlerin bile kendileri için yapılan bu aktivitelerden haberdar olduklarından şüpheliyim. Ve tabi bunun ardında bile gençlerin seslerini yeterince duymayan, duyurmayan bizleri, hepimizi görüyorum.
Gençlerin sadece okuldan, dersten ibaret olmadığı, sosyal yaşamda gönüllük esasını bilerek, paylaşım anlayışıyla yetişmelerini sağlamak bizlerin, anne babaların görevi. Ben yapacağımız çok şeyin varlığının farkındayım. Ve bu farkındalığın bireylerin kendilerinden başlaması gerektiğini düşünüyorum. Ben gençlere güveniyorum, güvenmek istiyorum. Ve Türkiye’yi, Türkiye Öğrenci Meclisi’nin başında bir Bursalı öğrencinin temsil etmesini yürekten destekliyorum.