Neslihan Çelik Alkoçlar (
n.alkoclar@gercekmedya.com.tr )
Aynı adam iki ayrı evlilik programında
Eklenme Tarihi : 01 Şubat 2012Zaten herkes gibi bana da inandırıcı gelmiyordu. Hatta inandırıcılığı kenara koyalım akla mantığa yakın da gelmiyordu. Hem bir sürü sürekli alkış halinde ve neşeli görüntü vermek zorunda olan izleyici, hem de bu kadar yaş ve şehirden evlenmek isteyen aday.
İnsanların işi gücü mü yoktu da televizyonla ilan ederlerdi bunca özelini? Bu kadar itiraz ederken özel hayatın magazinleştirilmesine kimileri bunun için bu kadar mı çok can atardı?
Yok yok işin içinde bir şey vardı, olmalıydı. Aksine vallahi de inanmak istenmiyordum.
Ve benim değil ama dikkatli izleyicilerin, hadi müdavim demeyeyim gözünden kaçmadı gerçek. Bir şahsın iki kanalda birden evlilik programına katıldığı, iki kanalda da farklı isim ve özellikler söylemesi işte bu soruyu, konuyu daha da netleştirdi.
E şimdi her kanal ayrı bir evlilik programı yaparsa, hepsini her gün canlı yayınlarsa, her yayın neredeyse üç saat sürerse ve hepine hem bir sürü izleyici, yorumcu, katılımcı artık siz de ne derseniz deyin hem de yarışmacı bulmaya çalışırsa ve bunda da zorlanırsa bu işin de içinden kolaycıların, bundan para kazananların ayrıca çıkması kadar doğal bir durum olamaz öyle değil mi?
Ve bu tezgahın ya da pazarın ortaya çıkana kadar devam etmesi de normal değil mi?
Ne yazık ki ülkemde bu programlar bu kadar çok! İzlenmeye devam ettikçe, işi gücü bırakıp programdan programa koşup, oynamaya, şarkı söylemeye bayılan hanımlarımız da oldukça, ne yapabiliriz?
Biz çalışan iş gücüne, kadının iş hayatında, girişimci olarak yer almasına daha çok ihtiyacımız var diyoruz ama ortaya farklı tablolar çıkıyorsa, bir yanda kadına şiddeti dilimizden düşürmüyorsak ama diğer yanda ısrarla buna inanmayanlar bize durmadan başka örnekler gösteriyorsa tüm bunların dışında kadınımız hak ettiği değeri önce kendi kendine vermiyorsa; söyleyecek sözümüzü olabilir mi?
Düşünün işinin ehli ya da konunun uzmanı kişiler, ayrı kanallarda evlilik programlarına gidip, taliplilerini arıyorlar. Talipli arayanların haddi hesabı, yaşı cinsiyeti olmadığı gibi ülkenin her yerinden de katılımcısı olunca maşallah insan da reytingi yüksek sanıyor.
Bilmiyoruz figüranla yürüdüğünü programın ya da diyorum ya tam izleyiciler, müdavimler dışındakilerin anlaması da zor. Ama kandırılması kolay, magazine düşkün, televizyon hastası insanım, her şeye razı. Ekranda olsun da nasıl olursa olsun. Ekranda görünsün de, ne şekilde göründüğü hiç önemli değil.
Televizyonun renkli dünyasına, o kendini içine çeken renkli cama kapağı atmaya, girmeye, içinde yaşamaya çalışanlar, aynı zamanda düşürüldükleri durumunda farkına varmıyorlar.
Hep eleştirdiğimiz toplumsal bozulma sonucu acaba ekranlarda tanışıp evlenen kaç kişi şahit olmuş evliliği devam eden ya da mutlu olan?
Aynı sosyal medyada da örneklerine çok rastladığımız bu gibi durumlarda, var mı bir istatistik sonunun ne olmadığına dair? Sosyolojik bozulmanın açık ve net örneklerinden bir olan bu tip yayınlar, sadece gelenek görenek ve aile kurumunun özelliğine, ciddiyetine aykırı olduğu gibi bir de gençlere, insanlara kötü örnek olmaya devam etmektedir.
Ama sanal hayatı, magazin mantığını ya da renkli camın ardındaki o eğlenceli zannedilen dünyayı merak edenler için bitmeyecek sanılan fırsat ve özgürlükler, öyle kötü noktalara varıyor ki, dilim varmıyor söylemeye. Son örnekler zaten yeterince kötü. Var mı lafı uzatmanın alemi?